Beşik Tavsiyesi


Anne adayları için tavsiyelere devam ediyorum...

Benden dokuz ay önce doğum yapan kardeşim için uzun uzun araştırmalar yapıp fiyat, kalite ve özellik orantısına göre seçtiğimiz modelin aynısını ben de aldım: Kraft Oyun Parkı 504 Modeli

Benim oğlumun beşiği fotoğrafta görüldüğü gibi BENETTON denilen, rengarek, kız ve erkek bebeğe uygun, cıvıl cıvıl bir beğik. Daha doğrusu bunlara PARK YATAK veya da OYUN PARKI deniliyor.


Kardeşime de BENETTON rengini istemiş, Ankara'daki tüm KRAFT yetkili satıcılarını ve internet sitelerini telefon ile arayıp sormuş ve hepsinden aynı cevabı almıştım: "Elimizde BENETTON rengi yok, bir sonraki partide Çin'den gelecek, 3-4 ayı bulur gelmesi..." Bebeğin doğumuna az kaldığı için ona YEŞİL rengi almıştık. Asker yeşili, haki yeşili gibi bir renk.

Benim kısmetimde bu rengi almak varmış ki ben hiç uğraşmadım. Bizim eve 100 metre uzaklıktaki dükkanda istediğim renk vardı!

Hemen bir ip ucu vereyim. Ben önce internetten en ucuz fiyatı buldum, not aldım sitenin adını, fiyatını, kargo detaylarını. Sonrada bizim mahalledeki dükkana gidip anlattım, "şu sitede şu kadar, siz de bu fiyata verin boşa kargoyla falan uğraşmayım" Adam da istediğim fiyata verdi! Bebek arabasını da aynı şekilde aldım. Hem piyasadaki en uygun fiyata, hem gözümle görerek, hem de internetten şipariş vermeyle kargo beklemeyle uğraşmadan şipşak!

Bebeğim şu an 9 aylık. Doğumundan itibaren aktif olarak kullanıyoruz.




Ürünü tavsiye etme nedenlerim:

1- Alt açma ünitesi ve yanlarındaki bez koyma vb. aparatları çok kullanışlı. Sürekli kullanıyorum.

2- Yatağın bez ve fileden olması çok güzel. Benim oğlum gece uyurken sağa sola atıyor kendini, böylece kafası acımamış oluyor.

3- Park yatağa dahil dönenceden çok memnun kaldık. Normalde bana kalsa dönence almazdım çünkü dönenceleri gereksiz bulurdum. Ama anladım ki bebekler onları izlemeyi çok seviyor! Acayip heyecanlanıyor, kollarını sallıyor hatta oradaki hayvanlarla konuşuyor. 2 aylıktan 7 aylığa kadar aktif şekilde kullandık dönenceyi. Şimdi de daha çok ışıklı kısmı dikkatini çekiyor.

4- İki katlı olması gayet iyi. Tam hatırlamıyorum ama yaklaşık 5 aya kadar ikinci katı kullandım, şimdi alt katı kullanıyorum.

5- Etrafı file olduğu için, içine oynamak için bıraktığınızda sizi ve etrafı gördüğü için canı sıkılmıyor.

6- Bebek büyüyünce şemsiye gibi katla kaldır, baston gibi oluyor, saklama kılıfı da var ayrıca, koy bazanın veya çekyatın altına. ( daha o aşamaya gelemedik ama :) )

7- Hafif, taşıması kolay, Temizlik yaparken kenara çekiver, altında tekerlekleri de var. Hatta bir arkadaşım hafta sonrarı kayınvalidesine 2 günlüğüne kalmaya giderken bile yanında götürüyordu :) O kadar kolay yani!


Amma reklam yaptım yaw! Bari komisyon verseler :). Daha da var bazı özellikleri ama ben kulanıp, memnun kaldıklarımı yazdım.

Mesela sallamak için farklı ayakları var ama ben hiç kullanmadım. Bir de bebeğin kendi içine girip çıksın diye fermuarlı kapısı var.

NOT: Bazı bebekler illa anneleriyle yatmak istiyor, hangi beşiği alsanız da sonuç değişmiyor. İki ardadaşımın da park yatağı var ama bebekleri anneleriyle yatıyor! Bunu da göz ardı etmeyin derim! Yani iş beşikte değil, anne ve bebek arasındaki ilişkide ve onların karakterinde... Her bebeğin ayrı özellikleri vardır. Birbiriyle kıyaslanmamalıdır!

Benim de Deterjan Kutum Oldu!


Çamaşır makinası şeklindeki detarjan kutularını görmüşsünüzdür. benim ne zamandır almayı planladığın bir şeydi. Kutunun basit ama orjinal ve cici tasarımı gönlümü fethetmişti.

Bahsettiğim ürün şu:
Boyutları 16x16x19 cm. fiyatı 12- 17 tl arası.


AMA......

Dün markette deterjan alacaktık. Ben TÜRK MALI olması hasebiyle BİNGO markasını kullanıyorum çamaşır, bulaşık deterjanı için.

Benim markamın bir de benim isteğim teneke kutuyu promosyon olarak verdiğini görünce ayrıca memnun oldum. Sizlerle de paylaşayım dedim. Ankara Makromarket'te var bundan, başka yerleri bilemiyorum. Ben bir tane daha alacağım inşallah. Biri renkliler biri beyazlar için.


ölçüleri de 25*19*19 cm. Yani piyasadaki kutulardan daha büyük. Tavsiye ederim!



Hamburger Seviyor musunuz? Bir Daha Düşünün!


ABD’li bir beslenme uzmanı bir yıl boyunca mutfağında hamburger ve patates kızartmasından oluşan mönüyü bekletti. Sonuç: Mönü ilk günkü görünümünde. Uzmanlar şimdi ürünlerin içinde yer alan koruyucu maddeleri tartışmaya başladı.

ABD’li beslenme uzmanı Joann Bruso’nın bir yıl boyunca mutfağında beklettiği McDonald’s mönüsünün neredeyse hiç değişmemesi milyonlarca kişi tarafından yenilen yiyeceğin sağlıklı olup olmadığının sorgulanmasına yol açtı. İngiliz Daily Mail’in haberine göre Colorado’da yaşayan sekiz torun sahibi Bruso, McDonald’s’tan aldığı Happy Meal mönüsünü evine getirip fotoğrafını çektikten sonra bir yıl boyunca mutfağında bir rafta bekletti.

Hamburger ve patates kızartmasından oluşan menüyü üstünü kapamadan saklayan Bruso bir yıl sonra yiyeceklerin görüntüsünün değişmediğini gördü. Yiyeceklerin yapısı gereği bozulması gerektiğini söyleyen Bruno, "bu yemeğin bozulması, kokması ve çürümesi gerekirdi. Öyle olmaması bunun çocuklar için ne kadar sağlıksız olduğunu gösteriyor" dedi. 62 yaşındaki 8 torun sahibi Bruso, yıl boyunca sineklerin ve bözeklerin bile hamburger ve patates kızartmasına hiç ilgi göstermediğini belirtti.

( Geçen yıl ajanslara düşen bu haberi paylaşmak istedim.)

Uzun Raf Ömrü?



Uzun Ömürlü sütler, yoğurtlar başımızın belası! Bu konuda eşim de ben de çok dikkatli davranıyoruz. Evime bu ürünlerin girdiği sayılıdır.

Normalde süt 3-4 günde bozulur, bozulması GEREKİR. İşin doğası bu! Bunu yıllardır savunuyorum. Sonunda şükür doktorlar çıkıp bunu TVde haykırmış! Ama bu iş çok büyük bir sektör adamlar tehdit bile edilebilirler bence! Ama bunu ben deyince kimse takmıyor, işin ehlinin yani DOKTORların bunu açıklması lazım. zaten görevleri bu değil mi? Hipokrata boşa mı yemin ettiler?

Doktor diyor ki: " Ürünlerin raf ömrü uzadıkça, bizim raf ömrümüz kısalıyor!"

Doktorların açıklamasını izlemek için tıklayın!

Süt dediğin oda sıcaklığında 3-4 saat dursa bozulur!
Ama bu uzun ömürlüler markette dolapta durmuyor, aylarca oda sıcaklığında bozulmuyor.
E öyleyse basit bir mantıkla diyebiliriz ki BUNLAR SÜT DEĞİL! Ne o zaman?

Ama sadece sütle yoğurtla bitmiyor ki? Her tarafımız sarılmış, kuşatılmış durumda! Birinden kaçsak öbürüne yakalanıyoruz. Veya ben evimde dikkat etsem bile dışarıda yemek yediğimiz oluyor, misafirliğe gittiğimiz oluyor...

Meyva sebze yiyelim diyorsun, o da hormonlu, ilaçlı... Bal diyorsun şekerli , glikoz şuruplu... Tavuk eti zaten plastikle eş değer...




Annemin de babamın da köyü yok ne yazık ki... Evlendiğimde eşimin köyüne gittiğimde 25 yaşlarında İLK KEZ YUMURTANIN TADINA VARDIM! O nasıl canlı bir sarı, o nasıl bir lezzet? Her gittiğimde abanıyorum şimdi yumurtaya... Hatta kartın kutuyu samanla doldurup tee altı saatlik yoldan eve de getiriyoruz... Tavuklar da darıyla, çer çöple besleniyor, tüm gün özgür özgür dolanıyor!

Ne yapmalı, neresinden tutmalı bu işin bilemedim!

Bebek Hazırlığı- Göğüs Ucu Kremi

Hamile olana kadar ne göğüs ucu kreminin ne de göğüs pedinin varlığından haberim vardı. Hayat her şeyi zamanı gelince öğretiyor! Bir anda UZMAN oluveriyorsunuz daha önce hayatınızda hiç yeri olmayan konularda.

Hamile olan birinin yakınında bilinçli bir YENİ ANNEnin olması lazım! Çünkü zaman ilerledikçe her şey değişiyor. Kendi annelerimizin 20-30 yıl önceki annelikleri bizim ihtiyaçlarımızı karşılayamayabiliyor. Ya da internet güzel bir nimet deneyim sahibi insanlara ulaşmak için.

Şimdi göğüs ucu kremi ile ilgili deneyimlerimi paylaşacağım bu gönderide. Hamileyken karnım çatlamasın diye karnıma kakao yağı, gliserin, zeytin yağı, badem yağı, kayısı yağı gibi yağlar sürüyordum her gün. O yağlardan göğüslere de sürmek gerekiyor. Çünkü süt üretimi ile göğüslerde de büyüme ve çatlaklar oluşuyor. Tabi ne kadar yağ sürseniz de çatlaklarda en önemli faktör vücut yapısı yani kalıtsal özellikler…

Neyse konumuza gelelim, hamileyken LANSİNOH göğüs kremi aldım. Doktor haftada 1-2 kez sürmemi söyledi son 1-2 ayımda. Doğumdan sonra ise her emzirmeden sonra mutlaka sürüyordum. Lansinoh kremin içinde kullandıktan sonra temizlemeye gerek olmadığı yazılıydı ama ben minicik oğluma kıyamadığım için ilk günler emzirmeden önce göğsümü yıkıyor veya ıslak pamuk ile temizliyordum. Zamanla göğüs emilmeye alışıyor ve krem kullanmaya gerek kalmıyor. Onu herkes kendi durumuna göre ayarlamalı.

Mesela hamile olmadan önce Lansinoh'u hiç duymamıştım. Meğer ne büyük bir markaymış :). Emzirme ürünlerinde otoriteymiş de haberim yokmuş :).


Sonraları bebek 3-4 aylıkken göğsümden problem yaşadım. Pazar günüydü, nöbetçi eczaneden ancak GARMASTAN adlı kremi buldum. Lansinoh’ a kıyasla daha bir İLAÇ havası var bu kremin paketinde! Bu kremden de memnun kaldım ama olumsuz özelliği emzirmeden önce karbonatlı su ile göğsü temizlemek gerekiyor. Bir de rengi MAVİ, pek hoş bir görüntü olmuyor sürünce…



Her annenin doğum çantasında göğüs kremi bulunmalı! Ben belki kullanırım belki kullanmam diyerek LANSİNOHun en küçük boyunu almıştım. Bana yetti ilk etapta.

Hamilelik ve ilk annelik bir kadının en çok bilgiye, deneyime ihtiyaç duyduğu dönem, kendimden biliyorum :). Onun için de deneyimlerimi paylaşıyorum...

Bebek Hazırlığı - Bebek Şekeri

Bebeğiniz dünyaya teşrif edince elbette sizi ve bebeğinizi ziyarete gelenler olacak. Onlara şeker, çikolata ikramını hoş bir şekilde sunmak artık çok yaygın. Ben de hamileliğimde bu işleri hallettim, doğum sonrası malum dışarı çıkmak ve bebekten başka şeylerle ilgilenmek çok zor! Ben ikram ettiğim çikolataları kendim yaptım. Artık hamileliğim çok ilerlediği için KIZILAY'a gidip daha güzel tüllerden alamadım. Mahalledeki kumaşçıdan klasik tül aldım, yeterli de oldu bence. Sonuçta yenilip çöpe atılıyor!
Şölen markasının MİLANGO adlı çikolatası gördüğünüz, üstüne de iki tane içi üzümlü draje çikolata koydum. Onlar az olunca bir de Şölen OCTAVİA çikolatalar ile hazırladım. Beyaz organze kurdale ve çiçek, emzik gibi aksesuarlarla bağladım, bu kadarcık!
Alttaki bebek şekerinin malzemesini arkadaşım için ben seçtim, o da yaptı. Onun içinde de çikolata vardı ama yedim tabii :) Onun malzemesini Kızılay’dan aldık. Onun tülü daha ince ve parlak. İncecil tül, emzik ve kağıt çiçekler…
Alttaki fotoğraftaki biberon da başka arkadaşımın bebek şekeriydi. İçi TAŞ parçaları şeklinde çikolata ile yarısına kadar doluydu. Afiyetle yedim, süperdi :) Mandallı çantayı da hamileyken aldım bir düzine, ama sonra ondan bir şey yapmadım, kaldı yani onlar… Üzerinde iki tane normal mandal şeklinde mandal takılı. Ankara’da SULUHAN’dan aldım. Bebek şekeri toptancıları genelde orada.
Bu da eşimin iş yerinde dağıtmak için aldığı çikolata. Bunun da baktım tadına, güzeldi :). Fotoğrafta küçük gibi çıkmış aslında baya büyüktü...
Bir de evde bebeğim için Kur'an okurken dağıtmak için yaptırdığım buzdolabı süsü var. Onu da bir ara eklerim inşallah. Bunlar olmasa da olur mu? Olur Elbette. Ama ekonomik şekilde böyle hoş şeyler hazırlamak çok da zor değil!

Bebeğe Hazırlık - Kulak Çubuğu

Daha Önce bebek hazırlıklarından biraz bahsetmiştim. Hamileyken aldığım ve memnun kalarak kullandığım bir ürünü tanıtacağım size: " Bebekler için kulak temizleme çubuğu".



Her anne evladını en güzel şekilde yetiştirmek için çabalar ama özellikle yeni anneler pek çok konuda deneyimsizdir. Bundan dolayı internet ve özellikle deneyimlerin birinci ağızdan paylaşıldığı bloglar bence annelere yol göstermesi açısından çok faydalı. Bu düşüncemden dolayı memnun kaldığım bir ürünü tavsiye etmek istiyorum. Bebek bekleyenlere ve yeni annelere duyurulur!

Bazen bir ürünü alıyoruz ve ya hiç kullanmıyoruz ya da çok da gerekli bir şey olmadığını farkediyoruz sonradan. İşte bu yüzden de ürünü kullanan kişinin deneyimi çok faydalı oluyor. Çoğu insan "aman ne gerek var bebek için ayrı kulak çöpüne, bunlar da abartmış olayı" diyebilir. Ama hiç de öyle değil! Fotoğrafını da çektim ki nasıl bir şey olduğu tam anlaşılsın diye. Gerçekten de güvenli.



Banyo yaparken az da olsa bebeğin kulağına su kaçıyor. Ben her banyo sonrası hem kurulama maksatlı hem de temizlik maksatlı kullanıyorum.

NOT: Ha bir de banyoda burna da su kaçıyor, banyo sonrası burun aspiratörü ile bir de burun temizliği çok iyi oluyor :))