Hamilelik, doğum, kilolar, ev işleri, pasta börek gibi erkekleri bayan, kadınların ise vazgeçilmezleri olan konulara engin birikimimle burada değineceğim :)
Soğuktan Ağlayan Çocuk ve ( Rahmetli) Annesi....
İlk defa bir habere karşısında bu kadar acı hissettim, suçluluk hissettim!
26 yaşındaki anne çocukları üşüyor. Elindeki 6 lira ile odun almaya gidiyor… Araba lastiğini kesip yakmaya çalışıyor olmuyor… Oğlunun eline ısınması için saç kurutma makinasını verip yan odada kendini asıyor. 2 çocuk, biri yedi aylık! Masum her şeyden habersiz uyuyor…
Bu olaydan hepimiz sorumluyuz! Tüm Türkiye hatta tüm dünya! Ve belki bu olayın benzerleri yaşanıyor pek çok yerde! Biz ise keyfimizde sefamızdayız. Kaloriferli evlerimizde, kablosuz internetimizden bloglarımızı güncelliyoruz……..
Allah affeder bu anneyi inşallah. Ben affedeceğini ümit ediyorum. Evet intihar affı olmayan bir suçtur ama ben o esnada o gencecik annenin bir kriz anı yaşadığını, aklının başında olmadığını düşünüyorum! Aklı başında olmayanın ise günahı olmaz güzel dinimizde. Başka türlüsü olmaz zaten! Sana muhtaç iki çocuk, soğuk ev, üç gündür yemek pişmemiş, elde var altı lira! Rabbim taksiratını affetsin! Evlatlarına hayırlı bir gelecek nasip etsin inşallah!
BEN NE YAPABİLİRİM Kİ? mi diyoruz? Evet belki direkt o anneye ulaşamazdık, ondan haberdar olmazdık ama onun benzerlerine ulaşabiliriz! Ve Allah bize sorar ahrette SOĞUKTAN AĞLAYAN BEBEKLER VARKEN SEN EVİNİ DEKOR ETMENİN PEŞİNDEYDİN diye…. Hesabımız zor hem de çooook zor!
Sadaka, sadaka, sadaka! Zekat, infak, hayır, yardım.... Adına ne derseniz artık... İnsan olmamız için vermemiz lazım. Rabb'in bize emanet ettiğini, aslında bizim olmayanı vermemiz lazım! Bol bol, çok çok, canımızı acıtasıya vermemiz lazım! Nefsimize ağır gelmesi lazım! Kendimizi zorlaya zorlaya vermemiz lazım. İçimizden bir sesin BU KADAR ÇOK VERME! diye çırpınması lazım! Belki ihtiyaçlarımızdan vazgeçercesine vermemiz lazım! …. Ki o zaman belki hesabımız az biraz kolaylaşır…
Bu hadiseden hepimiz tek tek sorumluyuz! Kimse kendini masum hissetmesin!
Kendisi Apayrı Bir HEDİYE olan Hediye Paketleri!
İnternette snowboard yaparken ( 2 aydır yerden kalkmayan kardan dolayı artık sörf yapamamıyoruz) insanın çok hoşuna giden, baktıkça bakası gelen, daha çok kimsenin görmesini istediğim görsellerle karşılaşıyorum bazen.
İşte onlardan biri, orijinal hediye paketleri! İçinden hediye çıkmasına gerek yok kji! Bu paketler hediye olarak yeterli bence :). İnsanın içinde sanatçı kişilik olunca böyle oluyor demek ki :)
Bu maharetli blog:
knockknockingblog.blogspot.com
Bitmez Tükenmez "GAVURCA MERAKI"
Gerekli gereksiz her yerde gavurcanın kullanılmasına şiddetle karşıyım. Bir alışveriş merkezine gidiyorum herşey gavurca! Hangi ülkede yaşıyoruz belli değil. Ben kendi özel hayatımda buna dikkat etmeye çalışıyorum. En basiti konuşurken (arada dilimden kaçsa da) yabancı kelime kullanmamaya çalışıyorum. Bununla ilgili bir de yazı yazmıştım önceleri.
Bir diğeri de üzerinde gavurca yazılı kıyafetler, dekorasyon eşyaları, kumaşlar, takılar vb. almıyorum. Veya da almamaya çalışıyorum. Kendi kıyafetlerimde bu kuralımı ihlal etmiyorum ama sıra bebeğimin kıyafetlerine gelince iş değişiyor.
Çocuk kıyafetlerinin hemen hepsinin üzerinde GAVURCA YAZI VAR! Kocaman CARS yazmışlar, vay beee ne havalı,ARABALAR yazsa komik olur belki de . SPRING, BE HAPPY, SWEET yazmışlar, İLKBAHAR, MUTLU OL, ŞİRİN yazmıyorlar nedense? Tekstilde bu denli ilerlemiş, ihraç şampiyonu bir ülkenin kendi ülkesi sınırları içerisi için yaptığı üretimler de bile bu denli ÖZENTİ ve KOMPLEKSLİ olması beni çok şaşırtıyor ve üzüyor!
Mesela dekorasyonda da VİNTAGE tarzını çok beğeniyorum. Ama o tarz çoğu eşyanın üzerinde italik narin karakterlerle yazılmış yazılar mevcut ne yazık ki.
NOT: GAVURCA kelimesi bilinçli olarak kullanılmıştır. Bu konularda hiç hoşgörülü değilimdir.
İyi ki Varsın PEPEE!
Pepee geçen yıl da vardı ama şu son dönemde yıldızı iyice parladı. Ben en başından beri severek takip etmekeyim kendisini. Kırtasiyeler PEPEE kitapları, dergileri çantaları, oyuncakları, çalışma masası hatta lazımlığı ile dolu! Bu kapitalist düzende bundan daha doğal birşey olamazdı. Rayting alan, çocukların dünyasında yer tutan tüm karakterler, insanların kırmakta en çok zorlandıkları çocukları için tüketim kozu olarak kullanılmakta.
Olayın tüketimi körüklemesi bir yana ben her yerde PEPEEyi görmekten mutluyum. Çünkü o İÇİMİZDEN BİRİ! Milletvekili sloganı gibi oldu :). Artık örümcek adam ve barbie görmekten BÖÖ geldi. Ve işin kötüsü başka alternatif de yok. Düpedüz bir dayatma var. Bizim küçüklüğümüzde şirin ayıcıklar, kedicikler süslerdi herşeyi. Kızı da erkeği de aynısını kullanırdı. Çocukça, masumca, şirinceydi herşey. Kız erkek hepimiz arı mayalı kokulu silgiyle büyüdük yalan mı :)
Şimdi erkek çocuklarına yönelik kırtasiye ürünleri vurmayı, kırmayı tetikleyici resimlerle dolu. Kızlar için sunulanlarda ise tek renk var zaten PEMBE! Barbie'den şikayet ediyorduk bir de WİNX çıktı başımıza! Kız çocuklarının kırtasiye ürünlerinde ise süslü, makyajlı, bol dekolteli, mini şortlu, seksi duruşlu çizgi kahramanlar yer almakta... İşte bu yüzden çocuklar çocukluklarını yaşayamadan hemen KARİZMATİK, HAVALI, JÖLELİ SAÇLI ADAMLARA ve SÜSLÜ, ÇITKIRILDIM, MANKEN EDALI KADINLARA dönüşüyorlar. Ortaokul kızlarındaki kadınsı eda beni dehşete düşürüyor!
Biz büyüdük ve kirlendi dünya. Şimdiki bücürler ilerde bu şarkıyı dahi söyleyemeyecekler...
PEPEE hem kız hem erkek çocuklara hitap eden, gerçekten ÇOCUKÇA bir karakter. KAYU ile aynı kulvarda sayılırlar.
Ben çocuğumun tüm masumluğu ve hayalleriyle çocukluğunu yaşaması için onu ördeklerle, kedilerle, kaplumbağalarla, fillerle büyütmeyi planlıyorum. Tabi başarabilirsem!
NOT: PEPEEnin çakma olduğunu da az biraz biliyorum ama olsun, napalım...
Yaşasın Anne Dayanışması!
Anne dayanışmasıyla ilgili bir paylaşımım olmuştu daha önce. Blogunda oğlunun küçülenlerini paylaşan bir anneden bahsetmiştim.
Ben de pek çok emanetle başladım bebek hazırlıklarına. Mesela bebek küvetimi görümcem verdi. Eğer o vermeseydi de kardeşim verecekti. Bu tür eşyaları yardımlaşma usulü edinmek iki taraf için de en iyisi. Bir zorunluluk olan bebek küveti daha sonra insanların başına dert olmakta. Atsan atılmaz, satsan satılmaz… En iyisi vermek! Eğer ilerde yeni bir bebek düşünüyorsanız ödünç vermek, yok değilse komple vermek! Aslına bakarsanız 15- 20 tl’ye alınabilinecek bir şey, ama madem birilerinde boş boş duruyorsa ne gerek var yenisini almaya?
Ben eşten dosttan gelen bebek eşyalarını, kıyafetlerini hiç geri çevirmedim, memnuniyetle karşıladım. Oğluma küçülen ödünç kıyafetleri tekrardan yıkadım, teslim ettim. Çok şükür maddi durumumuz oğluma HERŞEYİN YENİSİNİ almaya elverişli. Ama madem bana böyle bir teklif sunanlar var neden geri çevireyim? Oğlum 9 aylık ve şimdiden 3-4 posta kıyafet küçülttü. Hepsi yesyeni, sapasağlam. En az beş bebiş daha büyütürler…
Her anne adayı heveslenir elbet bebek alışverişi yapmaya, hayattaki en büyük varlığına her şeyin en yenisini, en iyisini almaya! Ama çok da duygusal davranmamak lazım. Zaten yine de alıyorsunuz, her şeyi emanet alacak haliniz yok!
Benim aldığım emanetler; bebek kapı süsü, bebek şekeri için dekoratif bebek arabası, bilumum bebek kıyafeti, küvet, ana kucağı, yürüteç.
Hiç de gocunmam, utanmam bundan! Niye utanayım ki çalmadım, çırpmadım. Ben hem ödünç alayım hem de vereyim. Budur insanlığa ve İslam’a uygun olan.
NOT: Ayrıca arkadaşlarımla HAMİLELİK KIYAFETLERİmizi de ödünç alıp vermekteyiz. Kazan- Kazan ilkesini hayatımıza geçirmekteyiz :)
İlk "MİM"
Blog aleminde ilk kez MİMlendim :). Mutlu oldum elbette! Hatırlanmak güzel bir duygu. Biraz geç haberim oldu yanlız, malum arayıl tatili vardı. Beni MİMleyen arkadaşıma teşekkür ederek, büyüklerimin ellerinden öperek başlıyorum :)
Blog yazmaya nasıl karar verdiniz ve blog adınızın anlamı nedir ?
Çook uzun yıllar olduğu için tam net hatırlamıyorum. Şimdi baktım da ilk gönderimi 2006'da yayınlamışım. Eski toprağım yani :). Ama son 3-4 aydır aktifleştim.
Üç ayrı kulvarda blogum var. Hepsinin hikayesi ve kulvarı farklı.
1- BURASI: Kadınlara dair paylaşımlarım. Bir teneffüs vakti, bir hobi yeri benim için. İnsanlara fikir vermek, faydalı olabilmek amacım. Klişe vardır ya hani "eğlenerek öğrenmek" gibi bir şey yani :)
Blogumun adı da ismimin ve eski ( topraa bol olsun) soyismimin baş harfleri :)
2- http://birmetreozgurluk.blogspot.com/
Hayatı anlama, anlamlandırma çabamın ürünbü. Arada tutan düşünce yoğunluklarının neticesi. Yazıp da rahatladığım yer.
Adı da üzerinde zaten. Onca yıl BİR METRE ÖZGÜRLÜK istedim durdum...
3- tesetturgelinlik.blogspot.com
Nişanlıyken o kadar çok gelinlik modeli yüklemiştim ki bilgisayarıma, bu çaba boşa gitmesin istedim ve bu blogda paylaştım. Zaman zaman eklemeler yapmaktayım halen. Amacım tesettürlü ve güzel bir gelin olunabileceğini vurgulamak. Düğpünlerde başını açmaya heveslenen arkadaşlarımıza alternatifler sunmak...
Beşik Tavsiyesi
Anne adayları için tavsiyelere devam ediyorum...
Benden dokuz ay önce doğum yapan kardeşim için uzun uzun araştırmalar yapıp fiyat, kalite ve özellik orantısına göre seçtiğimiz modelin aynısını ben de aldım: Kraft Oyun Parkı 504 Modeli
Benim oğlumun beşiği fotoğrafta görüldüğü gibi BENETTON denilen, rengarek, kız ve erkek bebeğe uygun, cıvıl cıvıl bir beğik. Daha doğrusu bunlara PARK YATAK veya da OYUN PARKI deniliyor.
Kardeşime de BENETTON rengini istemiş, Ankara'daki tüm KRAFT yetkili satıcılarını ve internet sitelerini telefon ile arayıp sormuş ve hepsinden aynı cevabı almıştım: "Elimizde BENETTON rengi yok, bir sonraki partide Çin'den gelecek, 3-4 ayı bulur gelmesi..." Bebeğin doğumuna az kaldığı için ona YEŞİL rengi almıştık. Asker yeşili, haki yeşili gibi bir renk.
Benim kısmetimde bu rengi almak varmış ki ben hiç uğraşmadım. Bizim eve 100 metre uzaklıktaki dükkanda istediğim renk vardı!
Hemen bir ip ucu vereyim. Ben önce internetten en ucuz fiyatı buldum, not aldım sitenin adını, fiyatını, kargo detaylarını. Sonrada bizim mahalledeki dükkana gidip anlattım, "şu sitede şu kadar, siz de bu fiyata verin boşa kargoyla falan uğraşmayım" Adam da istediğim fiyata verdi! Bebek arabasını da aynı şekilde aldım. Hem piyasadaki en uygun fiyata, hem gözümle görerek, hem de internetten şipariş vermeyle kargo beklemeyle uğraşmadan şipşak!
Bebeğim şu an 9 aylık. Doğumundan itibaren aktif olarak kullanıyoruz.
Ürünü tavsiye etme nedenlerim:
1- Alt açma ünitesi ve yanlarındaki bez koyma vb. aparatları çok kullanışlı. Sürekli kullanıyorum.
2- Yatağın bez ve fileden olması çok güzel. Benim oğlum gece uyurken sağa sola atıyor kendini, böylece kafası acımamış oluyor.
3- Park yatağa dahil dönenceden çok memnun kaldık. Normalde bana kalsa dönence almazdım çünkü dönenceleri gereksiz bulurdum. Ama anladım ki bebekler onları izlemeyi çok seviyor! Acayip heyecanlanıyor, kollarını sallıyor hatta oradaki hayvanlarla konuşuyor. 2 aylıktan 7 aylığa kadar aktif şekilde kullandık dönenceyi. Şimdi de daha çok ışıklı kısmı dikkatini çekiyor.
4- İki katlı olması gayet iyi. Tam hatırlamıyorum ama yaklaşık 5 aya kadar ikinci katı kullandım, şimdi alt katı kullanıyorum.
5- Etrafı file olduğu için, içine oynamak için bıraktığınızda sizi ve etrafı gördüğü için canı sıkılmıyor.
6- Bebek büyüyünce şemsiye gibi katla kaldır, baston gibi oluyor, saklama kılıfı da var ayrıca, koy bazanın veya çekyatın altına. ( daha o aşamaya gelemedik ama :) )
7- Hafif, taşıması kolay, Temizlik yaparken kenara çekiver, altında tekerlekleri de var. Hatta bir arkadaşım hafta sonrarı kayınvalidesine 2 günlüğüne kalmaya giderken bile yanında götürüyordu :) O kadar kolay yani!
Amma reklam yaptım yaw! Bari komisyon verseler :). Daha da var bazı özellikleri ama ben kulanıp, memnun kaldıklarımı yazdım.
Mesela sallamak için farklı ayakları var ama ben hiç kullanmadım. Bir de bebeğin kendi içine girip çıksın diye fermuarlı kapısı var.
NOT: Bazı bebekler illa anneleriyle yatmak istiyor, hangi beşiği alsanız da sonuç değişmiyor. İki ardadaşımın da park yatağı var ama bebekleri anneleriyle yatıyor! Bunu da göz ardı etmeyin derim! Yani iş beşikte değil, anne ve bebek arasındaki ilişkide ve onların karakterinde... Her bebeğin ayrı özellikleri vardır. Birbiriyle kıyaslanmamalıdır!
Subscribe to:
Posts (Atom)






